Beyin Cerrahisi

Baş Ağrısı

e-Posta Yazdır PDF

bas_agrisi 

Toplumun büyük bir bölümünde rastlanan baş ağrısı şikayeti ne yazık ki, birçok yerde hala yetersiz bir biçimde tanı alıyor ve tedavi ediliyor. 1998 yılında Türkiye’de Baş ağrısı Epidemiyolojisi Grubu’nun yaptığı bir araştırmaya göre migrenli hastaların yüzde 75.4’üne, gerilim tipi baş ağrısı olan hastaların ise ancak yüzde 50’sine doğru teşhis konulabiliyor. Bu tür baş ağrılarıyla doktora başvuranlar sinüzit, boyun kireçlenmesi, yüksek tansiyon gibi gerçek dışı tanılar alıyorlar.

Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2010 20:01 Devamını oku...
 

Beyin ve Omurilik Felçleri

e-Posta Yazdır PDF

 felc

Sinir sistemimizin herhangi bir fonksiyonunu yerine getirememesi çok kaba anlamıyla felç olarak tanımlanır. Beyin ve ona bağlı olarak omurganın içinde belimizin altına kadar uzanan omurilik bizim merkezi sinir sistemimizi oluşturur. Bu yapının herhangi bir nedenle hasara uğraması beyin ve omurilik felçleri dediğimiz hastalıklara yol açar.

Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2010 20:06 Devamını oku...
 

Bel Fıtığının Sebepleri Ve Tedavi Yöntemleri

e-Posta Yazdır PDF
bel_fitigi_sebepleriBel fıtığı kimlerde görülür?
Erişkinlerin %80’i hayatlarının bir döneminde en az bir kez bel bölgesindeki ağrıdan yakınmaktadır. Bel fıtığı, genelde 30- 60 yaş arasındaki erişkin grupta sık görülmesine rağmen, hemen her yaşta ortaya çıkabilir. Bel fıtığının özellikle görüldüğü bir gruptan ziyade, bel fıtığına yol açabilecek risk faktörlerinden söz edilmelidir.
Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2010 20:04 Devamını oku...
 

Beyin Kanamalarının Nedenleri

e-Posta Yazdır PDF

byn_3

Beyin Kanamalarının nedenleri nelerdir?

Baş ağrısı, bulantı - kusma, kuvvet kaybı, felç, konuşma bozukluğu, görme bozukluğu, denge bozukluğu, bilinç kaybı gibi belirtiler beyin kanamasının habercisi olabilir.

Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2010 20:07 Devamını oku...
 

Kafanızdaki Saatli Bombaya Dikkat

e-Posta Yazdır PDF

bombaaHalk arasında “baloncuk” ismi verilen anevrizmalar, arterlerin (atardamarların yani temiz kan taşıyan damarların) duvarlarındaki bozulma sonucu ortaya çıkan, damarın genel yapısına göre daha zayıf bölümlerinin genişlemelerdir. Damar içi basıncın (tansiyon) artmasıyla beraber, her kalp atışında damar yapısının zayıf olduğu bu noktalar büyüyerek bir baloncuk halini alırlar. İşte bu baloncuğun duvar yapısı çok ince olduğu için; bazen kendiliğinden, bazen de öksürme, ıkınma, cinsel aktivasyon esnasında bu baloncuk patlar. Buna “anevrizma kanaması” adı verilir.

Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2010 20:10 Devamını oku...